KURBANA KURBAN OLMAK

KURBANA KURBAN OLMAK

Kurban bize atamız Hz. İbrahim’den kalmadır.
Kurban kesme hadisesi insanlık tarihi kadar eskimez bir ibadet şeklidir.
Hz. Âdem’in oğullarıyla başlayan “kurban,” Hz. İbrahim’in örnekliğiyle ve son peygamberimiz Hz. Muhammet Mustafa’nın (sav) sünnetiyle günümüze kadar gelmiştir.
Kurban, hayatımızı Hakk’a adadığımızın sembolüdür. 
Kurbanın Hac ibadetiyle aynı zamanda yerine getirilmesi ayrı bir anlam taşımaktadır.
Kur’an’da kurban; hayvan kesmek değil aynı zamanda Allah’a yaklaşmak için yapılan bazı eylemlere de verilen addır.
Rabbimiz, mesaj gönderdiği bütün toplumlara kurban kesmeyi haber vermiştir.
Kurban bir et bayramı değil, Rabbe yaklaşma eylemidir.
İsmailleri vermedikçe, kurban etmedikçe Allah’a yaklaşmak zordur.
Bir ibadette esas olan “takva” dır.
Rabbimiz, Kuran-ı Kerim’de: “Kurbanın etleri ve kanları değil, sadece takvanız Allah`ın katına ulaşır” buyuruyor. (Hacc/37)
Demek ki bu ibadet ile Allah’a, yaklaşılıyor ve onun hoşnutluğu kazanılıyor.

Kurban aynı zamanda bir gaye uğruna feda olma manasına da geliyor.
Davası uğruna kurban olma, bu vatan için kurban olma gibi alanlar için de kullanılıyor.
Tarihimizde ve şu anda da bazı bölgelerde askere gönderilen çocuklar vatan uğruna verilecek kurban olarak, kına yakılarak uğurlanıyor.
Vatan uğruna şehit olmak, kanını akıtmak da, vatana kurban olmaktır.
Kurbanın, kurban olması için öncelikle İbrahimi bir eğitimden geçilmesi gerekmektedir.

Hac da kurbandan bağımsız düşünülemez. Bu çağlar üstü özgürlük arayışına girişenler, öncelikle zor ve meşakkatli yolculuğun yürünmesi için sahibi ile arasındaki engelleri kaldırmaları gerekiyor. Kurban bize kişiliğimizi kimliğimizi, kulluğumuzu ve dünya ile yaşam ile bağlantılarımızı bir kez daha hatırlatıyor.  Kurban arınma olduğuna göre var olan günahlarımızdan da arınmak ve akıtılan kanla birli günahlarımızı da akıtıp götürmek anlamı taşıyor.

Kurban, İslam’daki sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın en güzel örneklerinden biridir.
Sosyal hayatta kurbanın getirdiği bir başka önemli husus ise ticaretin canlanmasıdır.
Kurban ibadetini yerine getirmek isteyenlerin oluşturduğu pazar, hem hayvan yetiştiriciliği yapanlara ekonomik alanda kazançlar sağlamakta hem de bu günlerde yeni iş sahaları açılmasına sebep olmaktadırlar.
Kurban kesmek, insanları Allah’a yaklaştırırken insan psikolojisini de tedavi ediyor iddiasını da yabana atmamak gerekiyor.
İnsan, saldırganlık içgüdüsüyle dünyaya geliyor.
Kurban kesenlerin, kan akıtmak suretiyle bu içgüdüleri bir bakıma törpülenir.
Kurban kesme ile ilgili “Taberani” de şöyle bir hadis geçiyor: “Kim gönül hoşnutluğu ile mükâfatını Allah’tan umarak, kurban keserse bu kendisini cehennem ateşinden korur” buyruluyor.
İslam Âlimleri da bu konu da yorumlarını şu şekilde ortaya koyuyorlar: “ Kimin adına kurban kesilirse o kişinin üzerinden kaza ve belâ uzaklaştığı gibi, işlediği suç ve kabahatleri de affedilmiş olur. Helâl kazancından kesilecek olan kurban ev halkından belâ ve ezayı uzaklaştırır.”

Aslında Allah’ın (cc) bizim ibadetlerimize ihtiyacı yoktur.
Biz kurban keserek psikolojimizi tedavi etmeye ve imanımızı kuvvetlendirmeye ihtiyacımız vardır.
Bunun yanında kurban ibadetiyle, nefsimizi bastırıyor ve haramlardan kurtulmaya çalışıyoruz.
Sonuç itibariyle kurban bizi Hz. İbrahim’in itaatine, Hz. İsmail’in teslimiyetine yönlendirmeli.
Bütün bunların sonucunda da, Rabbimize karşı olan imtihanımızı kazanmada ve ona kurban olmada bize örnek olmalıdır.

topaloglumustafa@hotmail.com