BATI ÇOCUĞA HASRET

BATI ÇOCUĞA HASRET

Modernizmin” getirdikleriyle, götürdüklerini mukayese ettiğimizde, götürdüklerinin çok daha fazla olduğunu hepimiz yaşayarak görüyoruz.

Özellikle,

Götürdüğü değerler arasında “aile kurumu” birinci sırada yer alıyor.

Aile kurumunun kutsallığına” karşı yapılan “tahribatların” bedelini, Batı dünyası çok pahalı bir şekilde ödüyor.

“Cinsellik, özgürlük ve serbestlik” adına yaşananlar, insanları param parça yaptı.

“Maneviyatsızlık” insanları bunalımlara düşürdü.

“Dağınık aile hayatı” sevgiyi ve saygıyı aldı götürdü.

“maddecilik” fertleri acımasız ve egoist yaptı.

Çocuksuz yaşam” devletin potansiyel gücünü zedelediği gibi, insanları da “yalnızlığa” itti.

 

@@@@@@@@@@@

 

Durumun vahametini gören Batı dünyası” başta aile kurumu olmak üzere, yeni yeni “radikal tedbirler” almak zorunda kaldılar.

Yasalarla başta “aile müessesesini” güvence altına almaya çalışıyorlar.

           “Tek eşliliğin” önemiyle ilgili çok kapsamlı bilimsel araştırmalar yapılıyor.

Devlet kontrolünde“sivil kuruluşlara aile, ana-baba, çocuk bakımı, güzel geçim, mutlu yaşam okulları gibi” okullar ve kurslar açtırıyor.

“Kaynana okulu” bile var…

Sağlıklı bir nesil için her türlü ekonomik ve sosyal imkânlar” seferber ediliyor.

En ilginç olanı,

Ailelerin çocuk yapmaları için devlet düzeyinde  “cazip teşvikler”  yapılıyor

Bunun nedeni de gayet açık.

Batı ülkelerinde ”yeni nesil” kalmadı.

Şimdi,

Batılı toplumlar, yeni nesil yetiştirebilmek için her yolu deniyorlar.

Devlet düzeyinde “kampanyalar” düzenliyorlar.

“Aile plânlaması” yerine, “çok çocuklu plânlar” uygulanıyor.

“Gönüllü kuruluşlar ve kilisenin teşvikleriyle çocuk yapımı özendiriliyor.

Hulasa Batı dünyası,

Geleceklerini emanet edecekleri bir dünya için, “yeni nesil yetiştirme” hususunda her çareye başvuruyorlar.

 

 @@@@@@@@@@@

 

İşte,

Bu çarelerden bir tanesi de,”Almanya’nın Hamburg” kentinde uygulanıyor.

Son yıllarda, istenmeyen bebeklerin ölüme terk edilmesi veya anneleri tarafından sokaklara bırakılması Alman Devletinin” umut kapısı oldu.

“Gayrı meşru” ilişkiler neticesinde,  doğan çocuklar için kurulan “Sterni Park Derneği,” ilginç bir uygulamayla bu çocukları hayata kazandırıyor.

İstenmeyen bebekler, Sterni Park Derneği tarafından yapılan  “Özel bebek bırakma kutularına”bırakılıyorlar.

Kutuya bırakılan bebek, elektronik mekanizme sayesinde hemen devreye giriyor.

En geç 10 dakika içerisinde bebek alınıyor ve koruma altına alınıyor.

Daha sonra anne adayı isterse, derneğe müracaat edip çocuğunu tekrar sahiplenebiliyor.

Veya,

Anneye başka alternatifler sunarak dernek bakımını üstleniyor…

 

                                 @@@@@@@@@@@

 

Modern yaşam,

Cinsel özgürlük,

Serbestlik,

Aile plânlaması,

Eğlence ve alkol alışkanlığı, batı insanının hayatını perişan etti.

Dağınık aile hayatı, “insanları umutsuzluğa ve bunalımlara sürükledi.”

“Aile plânlamaları ve doğum kontrol sektörü” bir neslin kökünü kuruttu.

Bir toplumun geleceği olan yeni nesil, ortadan kalktı.

Yalnız Almanya mı?

Avrupa’nın birçok ülkesi aşağı yakarı aynı durumda…

“İsviçre, ihtiyarlar ülkesi oldu.”

Oralarda yabancı uyruklu insanlar olmasa, çocuğun şeklini bile unutacaklar

İşte Batı dünyasının aile yaşantısı…

“Gayri meşru”  çocuklardan medet umar duruma gelmeleri, bizim gibi “Batıya yüzünü çeviren”ülkeler için  “ibret verici” olmalı…

 

                  @@@@@@@@@@@

 

Şimdi Şöyle düşünenler olabilir!..

“Çok şükür bizde böyle durumlar yok.”

Peki, her geçen gün artarak devam eden “boşanmalara ne demeli?..”

Geçimsiz aileler  nedeniyle toplumda “sorun olan çocuklara ne demeli?..”