Geçtiğimiz haftalarda Ortadoğu Müslüman Coğrafyası, birden tuhaf bir şekilde
karışmaya başladı. Başta Suudi Arabistan olmak üzere, İslam coğrafyasının
önemli bir kısmı Katar'ı hedef haline getirdi. Ve daha da ileri giderek,
önemli yaptırımlar uygulamaya başladılar. İnsani ihtiyaçların bile çok fazla
dikkate alınmadığı bu yaptırımlar öncesinde ABD Başkanı bu bölgeden hem de
muzaffer bir edayla geçmiş, İsrail'e doğru yol almıştı.
Katar, ABD'nin yönlendirmesiyle, halkı Müslüman olan ülke yöneticileri
tarafından teröre destek verdiği için bu yaptırımlara maruz bırakıldı.
Yalnızlaştırıldı. Çünkü böylelikle insanlık için en büyük tehditlerden biri
olan terörizmin palazlanması engellenecekti(!). Yani ABD, terörün kökünü
kurutmaya niyetliydi (!) ve sözde bunu insanlık için yapıyordu.
Tablo bu.
ABD, dünyada terörizmi en şiddetli şekilde desteklemeye devam ediyor ancak
işin ilginç yanı, bunu başına 'antiterörizm' şapkasını geçirerek yapıyor.
Mısır'da seçilmiş Cumhurbaşkanını darbeyle deviriyor ve bunu halkın huzuru
için yaptığını söylüyor. Ortadoğu'ya barış getireceğini vaad ediyor ancak
zulüm, kan ve gözyaşından başka bir şey getirmiyor. Söyledikleri ve
yaptıkları hiçbir vakit birbirini tutmuyor. Başında adalet külahı, zulüm
peşinde koşmaya devam ediyor.
İşin trajikomik yanı işte tam da burası.
ABD ve Batılı ülkeler bizi hep aldatıyorlar. Ve maalesef biz de aldanmaya
devam ediyoruz hep.
Biz aldandıkça da, onlar hem bizim ve hem de dünyanın tüm zenginlik
kaynaklarını sömürerek daha semiz hale geliyorlar. Ve dikkatlerimizi hep
yaptıkları kötülüklerden çok, başlarındaki külâha çekiyorlar. Şirin ve uygar
görünüp, kan kusturuyor, kardeşlikleri darmadağın ediyor ve böylelikle kendi
gemilerini yürütüyorlar.
ABD ve Batıyı çok iyi tahlil etmiş olan Aliya İzzetbegoviç'in şu tespiti
önemli: 'Batı hiçbir zaman uygar olmamıştır ve bugünkü refahı, devam
edegelen sömürgeciliği; döktüğü kan, akıttığı gözyaşı ve çektirdiği acılar
üzerine kuruludur.'
Evet. ABD ve Batı kesinlikle iki yüzlüdür. Müslümanlar olarak bunu görmek
durumundayız. Kardeşlik bağlarımıza, birlik ve beraberliğimize zarar verecek
her çabanın arkasında, bu ikiyüzlülerin parmaklarının olduğunu
görebilmeliyiz. Basiret ve ferasetimiz bize bunu sağlayabilir.
Avrupalı istilacıların hışmına uğramış Kızılderililere ait olduğu söylenen
şu atasözü bu konjonktürü anlatması yönüyle ne kadar da manidar duruyor:
'Bir suda iki balık kavga ediyorsa oradan 5 dakika önce uzun bacaklı bir
İngiliz geçmiştir.'
Tıpkı ABD Başkanı'nın Ortadoğudan geçmesi gibi.
Yeni bir yazıda beraber olmak dileğiyle Allah'a emanet olunuz.
Batı'nın Gerçek Yüzü
